OPEC’in 2026 Dünya Petrol Görünümü raporuna göre, nüfus artışı ve sürdürülebilir ekonomik büyüme, gelecekte enerji ihtiyacının temel itici güçleri olmaya devam edecek. Dünya nüfusunun 2050’ye kadar 9,7 milyara yaklaşması ve satın alma gücü paritesi bazında küresel ekonominin 359 trilyon dolara ulaşarak iki katından fazla büyümesi öngörülüyor. Bu çerçevede, küresel enerji tüketiminin 2025’teki günlük yaklaşık 312 milyon varil petrol eşdeğerinden 2050’de 383 milyon varile yükselmesi, yani yüzde 23’lük bir artış anlamına geliyor. Petrol, enerji karışımında hâlâ en büyük payı koruyarak toplam talebin yaklaşık yüzde 30’una tekabül ederken, petrol ve doğal gazın birleşik payı yüzde 54 civarında seyredecek.

Elektrik üretimi de benzer bir yükseliş gösterecek; 2025’teki yaklaşık 32 bin teravatsaatlik üretim, 2050’de 59 bin 500 teravatsaat seviyesine çıkarak yüzde 85’in üzerinde bir artış kaydedecek. Bu büyümenin büyük kısmı, özellikle Asya’da yer alan gelişmekte olan ekonomilerden kaynaklanacak. OPEC, günlük petrol talebinin 2030’da 113,3 milyon varil, 2050’de ise 124,1 milyon varile ulaşacağını öngörüyor; bu da 2025 seviyelerine göre yaklaşık 19 milyon varil ek talep anlamına geliyor. Artan talebin neredeyse tamamı OECD dışı ülkelerden gelecek ve Hindistan, diğer Asya ülkeleri, Orta Doğu, Afrika ve Latin Amerika bu artışa öncülük edecek. Hindistan, 2025‑2050 döneminde günlük 8,1 milyon varil ek talep ile en büyük tek katkıyı sağlayacak; Çin’deki büyümenin ise daha sınırlı kalacağı tahmin ediliyor. Kara yolu taşımacılığı, petrokimya ve havacılık sektörlerinin, 2050’ye kadar petrol tüketimindeki artışın başlıca kaynakları olduğu belirtiliyor.

Arz tarafında ise OPEC üyeleri ve Rusya gibi bazı OPEC dışı üreticilerden oluşan OPEC+ grubu, 2030’a kadar küresel sıvı yakıt arzındaki artışın yaklaşık yarısını karşılayacak. Brezilya, Katar, ABD, Arjantin ve Kanada gibi ülkeler bu büyümede öncü rol oynayacak. ABD’nin kaya petrol üretiminin 2025’de günlük 9 milyon varilin biraz üzerinde bir zirve yapması ve sonrasında daha sınırlı bir artış göstermesi öngörülüyor. OPEC+ dışı arzın 2030’lu yıllarda yatay seyretmesiyle, OPEC+ ülkelerinin küresel piyasadaki payı 2025’teki yüzde 48’den 2050’de yüzde 52’ye çıkacak. Toplam sıvı yakıt arzı da 2025’teki günlük 50,6 milyon varilden 2050’de 64,5 milyon varile yükselecek. Bu talebi karşılamak için 2026‑2050 döneminde yaklaşık 17,7 trilyon dolar yatırım gerekecek; bu miktarın 14,5 trilyon doları arama ve üretim, 1,9 trilyon doları rafinaj ve 1,3 trilyon doları taşıma‑depolama altyapısına ayrılacak.

Küresel petrol ticaretinin ise 2050’ye kadar yüzde 25 artarak günlük 69 milyon varile ulaşması bekleniyor. Orta Doğu bölgesi, dünyanın en büyük petrol ihracatçısı konumunu pekiştirirken, Asya‑Pasifik bölgesi en büyük ithalat merkezi olmaya devam edecek. Raporda, teknolojik gelişmelerin hızlanması durumunda talebin 2035 sonrasında zirve yapıp 2050’de günlük 107 milyon varilin altına düşebileceği bir senaryo; gelişmekte olan ülkelerde güçlü ekonomik büyümenin sürdüğü bir diğer senaryoda ise talebin 2050’de günlük 131 milyon varile çıkabileceği öngörülüyor.