İzmir'in işlek duraklarından birinde, metronun ve kalabalığın tam ortasında dururken; ayaklarınızın hemen altında, Roma İmparatorluğu'ndan beri tam 2 bin yıldır hiç durmadan akan gizemli bir nehrin yankılandığını hiç düşündünüz mü? İşte Roma'dan Osmanlı'ya İzmir'in kalbinde 2 bin yıldır akan su...

Agora'nın kalbinde, modern İzmir'in gürültülü trafiğinden sadece birkaç metre derinlikte yatan o büyük sır, aslında "Zamanın Durduğu Yeraltı Şehri"dir. Binlerce yıldır şehri ayakta tutan bu sırlar, sadece taşlardan değil, yaşayan bir sistemden oluşuyor.

İzmir'in altında gizli bir şehir mi var? Yıllardır konuşuluyor. Agora'nın en çarpıcı 3 sırrı arasında, Roma döneminde inşa edilen devasa tonozlu galerilerde saklı bulunan 2000 yıllık "bitmeyen su" sistemi yer alıyor. Şehir defalarca yıkılmış, medeniyetler değişmiş ama o tünellerdeki su hiç kesilmemiş. Antik mühendisliğin bu kusursuz işleyişi, İzmir'in neden binlerce yıldır aynı noktada yaşadığının da gizli cevabı.

Dünyanın en zengin Grekçe grafiti koleksiyonu Agora'nın bazilikanın karanlık duvarlarında gizlidir. Bunlar resmi yazıtlar değil; halkın elinden çıkmış, 1800 yıllık "anlık iletilerdir." Bir duvarda bir gladyatörün zaferi anlatılırken, diğerinde bir aşığın sitemi, bir diğerinde ise o dönem limana yanaşan dev gemilerin çizimleri yer alır. Bu duvarlar, antik Roma halkının gerçek hikayelerini ve yaşam tarzını yansıtıyor.

Yıllardır İzmir'de kulaktan kulağa yayılan bir efsane vardır: "Agora'dan giren bir kişi, yer altı tünellerinden geçerek Kadifekale'ye ya da limana çıkabilir." Arkeolojik kazılar devasa galerileri ve su yollarını ortaya çıkardıkça, bu "efsane" aslında gerçek bir mühendislik ağına dönüşüyor. Şehrin altı, bir örümcek ağı gibi birbirine bağlı tünellerle örülü.