ABD ile İran arasında imzalanan ateşkes anlaşmasının ardından, Hürmüz Boğazı’nda bir kargo gemisine yönelik insansız hava aracı (İHA) saldırısı iki tarafı yeniden gerilim noktasına taşıdı. Saldırının ardından bölgedeki hava ve kara operasyonları artarken, ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM) İran’ın deniz taşımacılığına yönelik saldırılarını “ateşkes anlaşmasına uyma fırsatı” olarak tanımladığını, ancak İran’ın bu fırsatı değerlendirmediğini belirtti.

CENTCOM, 27 Haziran’da İran’ın çeşitli hedeflerine ek saldırılar düzenlediğini ve bu saldırıların, İran’ın petrol taşıyan Panama bayraklı bir gemiye yeni bir İHA saldırısı gerçekleştirmesiyle tetiklendiğini açıkladı. ABD kuvvetleri, İran’ın deniz taşımacılığı altyapısına, iletişim sistemlerine, hava savunma mevzilerine, İHA depolama tesislerine ve mayın döşeme kabiliyetlerine yönelik hava operasyonları yürüttüklerini duyurdu. Operasyonların, ticari gemilerin geçişine engel olmadan devam edeceği ve bölgedeki ABD güçlerinin yüksek bir caydırıcılık seviyesinde hazır bulunacağı vurgulandı.

İran devlet televizyonu, Hürmüz Boğazı çevresindeki Sirik ilçesine bağlı Taheruyi köyünde bir iletişim kulesine yapılan saldırı sonucunda şiddetli patlama sesleri duyulduğunu bildirdi. Aynı zamanda Keşm Adası yakınlarındaki Mesen köyünün de ABD saldırısının hedefi olduğu bildirildi. İran Devrim Muhafızları (DMO), ABD üslerine yönelik misilleme saldırıları gerçekleştirdiğini ve bölgedeki saldırganlığın devam etmesi halinde daha kapsamlı bir yanıt verileceğini duyurdu. Bu gelişmeler, 14 Haziran’da Pakistan aracılığıyla imzalanan ve Hürmüz Boğazı’nın uluslararası deniz trafiğine açılmasını, bölgesel savaşların sona ermesini ve deniz ablukasının kaldırılmasını öngören “İslamabad Mutabakatı”nın geleceği konusunda belirsizlik yaratmaktadır.